Çorum Tanıtım > Halk Kültürü

Halk Kültürü

HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI

1-Düğün Adetleri

Evlenme adetleri merkezde, ilçe ve köylerde farklılıklar genel olarak birbirine yakın özellikler taşımaktadır. Büyük ölçüde azaldığı gözlense de çoğunlukla evlilikler “görücü usulü” yapılmaktadır.




 

Evlenme İsteğini Belirtme

Evlenme çağına gelen gençlerin eş seçiminde ailelere önemli görevler düşmektedir.Evlenmek isteyen oğlan bu durumu annesine söyler.Oğlanın annesi oğlunu evlendirmek üzere araştırmalara başlar.İstenecek kız aile tarafından bulunup,beğendirildikten sonra oğlan’da kız evine götürülür ve kız gösterilir.Eğer oğlan beğenirse kız evine haber gönderilip fikirleri sorulur kızı istemeye gelecekleri haber verilir.Kız evi de kızlarının ve birbirlerinin fikirlerini aldıktan sonra söz kesme (kahve içme) tarihi belirlenir.

Dünürlük ve Şerbet İçme

Çorum’da söz kesmenin diğer bir adı “kahve içme” veya “şerbet içme”dir.Söz kesmeye giden erkek tarafı yanlarında kahve, kuru yemiş, şerbet,tatlı, şeker götürürler.Her iki tarafta birinci derece yakın akrabalarına haber verir.Dünürcüler bir kez daha “Allah’ın emri peygamberin kavli üzerine” kızlarını oğullarına istemeye geldiklerini söylerler.”Evet” cevabı alındıktan sonra kahveler içilir,hoca dua eder.Gelenlere şerbet,kuru yemiş,şeker ikram edilir.Oğlan ve kıza söz yüzükleri takılır.Nişan tarihi kararlaştırılır.

Nişan

Nişan çoğunlukla cumartesi veya pazar günü kız evinde yapılır.Akraba veya komşulara ağızdan veya kartla haber verilir.Eskiden bu işi yaşlı kadınlar yapar ve bunlara “okuyucu” denirdi.Bu kadınlara evlerden yağ, un, bulgur, yazma gibi hediyeler verilirdi.Nişandan bir gün önce erkek evi kız evine baklava, et, kuruyemiş, şerbet ve kızın nişanda giyeceği kıyafeti gönderir.Nişan günü kız evinde gelenlere yemek verilir.Gelenler kıza takı takarlar.Kaynana tarafından yüzüğü takılır.Nişanlılık süresinde bayram ve ya Hıdrellez günleri olursa hediyeler gönderilir.

Düğün

Nişan ile düğün arasındaki zaman erkek ve kız tarafının durumlarına göre değişir.Bir hafta önce hazırlıklar başlar.Kız ve düğün için gerekli olan eşyaları almaya çarşıya çıkılır,buna “pırtı görme” denir.Ayrıca kızın annesine “ana donluğu”,kardeşlerine “kardeş yolluğu” denilen hediyeler alınır.Amaç onların da gönüllerini almaktır.

Düğün başlamadan komşuların da yardımıyla iki taraf yemeklerini pişirirler.Düğünde damat en yakın iki arkadaşını “sağdıç” seçer.Sağdıç damatla ilgilenir ,onun işlerini yapar, ihtiyaçlarını karşılar.Düğünler cuma akşamı başlayıp pazar akşamı biter .Ayrıca yine oğlan ve kız evleri kendilerine birer “kahya” seçerler.Kahya düğün boyunca gelen misafirler,davul ve zurnacının ihtiyaçlar,yemeklerin dağıtımıyla ilgilenir.Bunun dışında erkek evinde bir de “bayraktar” seçilir.Bayraktar kınacı giderken ve gelin alınmaya giderken önde bayrağı tutar.Cuma akşamı erkek evinde bir tavuk kesilip bayrak takılmasıyla düğün başlar.Yakın akrabalar o gün iki tarafa da “hayırlı olsun” demeye gelirler.Ayrıca kız evi de erkek evine hayırlı olsuna gider.

Kına Gecesi

Cumartesi günü kız evinde herhangi bir saatte “kına yürütme” yapılır.Erkek evi iki veya üç kadını yanlarında bir erkekle kız evine “kınacı” olarak yollar.Bunlar yanlarında kına, kuru yemiş, et, börek, tatlı kızın gelinliğini götürürler.Yine duruma göre kızın kınada giyeceği kıyafeti de erkek tarafı alıp götürebilir.Ayrıca davul ve zurna da kınacılarla gider.Gelen kınacılara yemek verilir.Kınacılar kızı giydirip süslerler, kızı ortaya getirip oturturlar,yüzüne allı bir yazma örterler, kına türküleri ve ilahi okurlar.Kızı ve orada bulunanları ağlatırlar.Bittikten sonra kızın avucuna para veya altın konup kınası yakılır.Orada bulunanlara da bu kınadan dağıtılır.Arkasından kuru yemiş ve limonata ikram edilir. Kız annesinin elini öper ve sarılıp ağlaşırlar.

Kına bittikten sonra davul ve zurnayla halay çekilir.Gelen kınacılar o gece kız evinde kalırlar ve bunlara “gelinin yengeleri” denir.Kızın en yakın arkadaşları da o gece kızın yanında kalırlar.Yengeler kıza gece yatarken yine kına yakarlar.O gece sabaha kadar uyumamaya gayret edilir.Uyuyanlara çeşitli şakalar yapılır.O gece erkek tarafında da damada kına yakılır.Kınadan önce kız tarafı oğlana evine “damat bohçası” denilen damadın düğünde giyeceği kıyafet,pijama,cüzdan çorap,saat gibi şeyler bulunur.

Kına Türküleri

Aşağıdan gelen gardeş mola el mola

Elindeki ayva mola nar mola

Dolansam gelsem gardaş evine

Garip bacım niye geldin den mola

Anam kirmenini almış eline

Çıkmış bakmış gurbet elin yoluna

Emsallerimi görünce bağrın deline

Gurbete döndü yollarım neyleyim

Anam seni galdırırlar yurdundan

Anan baban deli olur derdinden

Gardaşların baka kalır ardından

Gardaş gelsin guşağımı bağlasın

Anama söyleyin döne döne ağlasın

Anam bir yavrusuynan gönül eğlesin

Ne deyim ağlayım kader böyle imiş

Hatladı getti eşiği

Sofrada galdı gaşığı

Büyük evlerin yakışığı

Ayrılık anam ayrılık

Gurbetlik anam gurbetlik

Elimi soktum astara

Elimi kesti testere

Gız anam mevlayı şirin göstere

Ayrılık anam ayrılık

Gurbetlik anam gurbetlik

Biri Meryem biri Asiye gelini

Gider cennet ellerinde salınır

Anam seni kaldırırlar yurdundan

Anan baban deli oluyo derdinden

Gardaşların baka kaldı ardından

O habibin düğünü var cennette

Allah evinde

Gız sana gerek bi ana

Ağlayasın yana yana

İki gözüm bir ciğerim ana

Gelin Getirme

Pazar günü kız evinde vedalaşmalar olur.Kız gelinliğini giyip bekler Erkek evinin büyük bir kısmı kayınvalide hariç gelini almaya gider.Bu sırada kız evinin kapıları kilitlenir.Düğünün kahyası gelip kapıyı tutanlara bir miktar para verir kapıyı açtırır.Gelinciler içeri girip, geline bakarlar.Gelinin ağabeyi veya erkek kardeşi kırmızı kuşağı dualar okuyarak gelinin beline üç kez dolayıp takar.Gelin bir kolunda babası, diğer kolunda damat ile evden çıkar.Bu esnada kızın çeyizi de taşınmaktadır.Dualar okunup gelin arabaya bindirilir.gelin alayı dolaşarak erkek evine gelir.Oğlan evine gelindiğinde kayınvalide gelinin önünde çömlek kırar; gelinin bütün kötü huyları böyle kırılsın diye,başından kuru yemiş, şeker,bozuk para atar;bereketli olsun diye,kapının girişine yağ sürdürülür; evine yağ gibi sıvansın diye.Ayrıca gelin evinden çıkıp erkek evine gelene kadar yengeler ellerinde bir ayna tutarlar;gelinin bahtı açık olsun, gelen kötü bakışlar aynen sahiplerine yansısın geline değmesin diye.

2-Doğum Gelenekleri

Çorum’da doğum olayına büyük önem verilir. Çocuğu olmayan kadınlar, yatırlara, tekkelere giderek adaklar adar, dilekte bulunurlar.

Hamile kadının karnının sivriliği olan yaygınlığı, kız doğuracağına yorulur. Hamile kadın göğüslerine süt geldiğinde bir bardak suya sütünden damlatılır. Sütü sağılmazsa bebeğin oğlan, dağılırsa kız olacağına inanılır.

Doğan çocuğun göbeği kurutulduktan sonra saklanır. Çocuklar ilk altı ay tam, sonra yarım kundaklanır. Yörede bebeğin altına konan toprağa “Öllük” adı verilir.

Çocuk kırklamadan dışarıya çıkarılmaz. Konuşamayan çocuklar, Kapalı Dede’ye götürülür. Buradaki kazanın kapağından çocuğa su içirilir. Dilaltı varsa Karaözler Ocağı’nda kestirilir.

Çok ağlayan ve uyumayan çocuklar Dut Dede’ye götürülür. Oradaki taşa bağlanarak bir süre yalnız bırakılır. Taştaki oyuğa üç mum dikilir.

Sürekli öksüren çocuk üç kez öksürük deliğinden geçirilir. Öksürük deliği büyük bir taşın oyulmasıyla meydana gelmiştir. Çocuk bu delikten geçirilmeden önce taşın çevresine arpa serilir.

Karnı çok şişen çocuklar Kerebigazi’ye götürülür. Karnı türbenin kapısına ya da taşına sürtülür. Çeşmenin suyundan içirilir.

Delilik belirtisi gösteren çocuklar, Aptalata köyündeki yatıra götürülür. Başına yatırın sarığı giydirilir. Ve direğe bağlanarak 2-3 saat bırakılır.

Çocuğun ilk dişi çıktığında “diş hediği” yapılır. Gelenlere kaynatılmış buğday, kuru yemiş ve yaş meyve sunulur. Kaynatılmış buğdayın 32 tanesi bir ipe dizilerek çocuğun boynuna takılır. Gelen misafirler çocuğa hediye getirir.

Çorum’da çocukla ilgili geleneklerden biri de “beşik kertmesi” denilen beşikte nişanlanma olayıdır.
 

Bayramlar-Törenler-Kutlamalar

Hıdırellez Geleneği

Çorum bölgesinde,  Hıdrellezin Hızır Aleyhisselam ile İlyas Peygamberin buluştukları gün olduğu inancı vardır.

İl’ de hıdrellezin gelişi sevinçle karşılanmaktadır. Çünkü kışın bittiğine, yazın geldiğine, bolluk ve bereket dolu günlere ulaşıldığına inanılır. Bu nedenle yazın başlangıcı sayılan 6 Mayıs hıdrellez gününde bir bayram sevinci yaşanır. Hıdırlık,  Erzurum Dede,  Sıklık Boğazı,  Bağlar en çok gidilen yerlerdir.

Buralara gitmek için bir-iki gün önceden hazırlık yapanlar vardır. Hazırlık olarak yeni giysiler hazırlanır; çörek,  börek,  yaprak dolması,  bulgur kaynatması yapılır. Birlikte yenilir, içilir. Genellikle genç kızlar arasında dalya,  atlankaya ve okkel oyunları oynanır.  Erkekler bu eğlencelere katılmazlar.

Hıdrellez gecesi veya günü arzulanan dileklerin gerçekleşmesi için dualar edilir.

 

İlimizde Yaşanan Şekliyle Hıdırellez Geleneği - İndirmek İçin tıklayınız. hıdırellez.doc

 

Çorum Uluslararası  Hitit Fuar ve Festivali

 

 

Ulu önder Atatürk’ün doğumunun 100.yılı nedeniyle ilk defa 1981 yılında başlatılan Çorum Hitit Festivali,ilimizin sosyal, kültürel, ekonomik hayatına canlılık ve yeni boyutlar getirmesi, Çorum’daki uygarlıkların tanıtılması, turizm potansiyelinin oluşturulması, sosyal barışın kuvvetlendirilmesi ve son yıllarda gelişen Çorum sanayisinin yurt içinde yurt dışında tanıtımının sağlanması amacına yönelik olarak , her yıl Temmuz ayının ilk haftasında periyodik olarak düzenlenmektedir.

 

 

 

 

 

 

Kargı Panayırı

Panayırın ne zaman başladığına dair bilgi mevcut değildir. Ancak 1938 yılına kadar, Kargı Yaylası’nda eski adıyla “Ayın-Oyun” bugünkü adıyla eyinönü denilen alanda yapılmaktadır. Düz ve geniş bir arazi parçası olan bu alan, Kastamonu-Taşköprü-Tosya , Sinop-Boyabat, Osmancık ve Kargı merkezlerinin birbirlerine bağlandığı bir kavşak konumundadır. Eğinönü söz konusu merkezler arasında ticaret sağlayan güzergah olması dolayısıyla da önemini hep korumuştur.

Kargı panayırı kasım ayının ilk haftası yapılmaktadır. Buna mukabil ayın-Oyun Panayırı olarak bilinen Eğinönü’de  yapılan panayırın eylül ayının sonlarında yapıldığı söylenmektedir. Ayın-Oyun panayırı iki hafta sürmektedir. Kargı’nın yanısıra Boyabat-Sinop, Kastamonu, Taşköprü, Tosya, Osmancık ve İskilip yörelerinin katılımıyla panayır kurulurdu ve devam ederdi.

İlk hafta esnaf, zanaatkar ve tüccarlar mallarını alıcının beğenisine sunarlardı. Panayırda yapılan alış verişin en önemli güzelliği satılacak malın fiyatına sınırlama getirilmemesidir. Mal sahibi istediği fiyattan malı satar.

İkinci hafta “Çobanlar Panayırı” olarak adlandırılır ve daha çok hayvan panayırı özelliği taşırdı. Bir hafta boyunca hayvan sahipleri hayvanları pazarlama imkanı bulurlardı. Ayın-Oyun Panayırı’nda yapılan sportif faaliyet ata sporumuz cirit idi. Yakın çevreden bir araya gelen takımların yaptıkları müsabakalar oldukça iddialı geçer ve panayıra ayrı bir özellik katardı. Kargı Panayırı’nın Eğinönü’nden Kargı’nın merkezine alınması 1939 yılında olmuştur.

Panayır Kargı’ya Akyokuş denilen bugünkü Cumhuriyet İlköğretim ,Okulu’nun bulunduğu alanda kurulmaya başlamıştır. Sonraki yıllarda İnönü (yanyol), Yayla Sokak ve Karaoğlanoğlu caddelerine taşınmıştır. Panayır hayvan pazarı ve eğlenceye dönük faaliyetlere kin pazarı denilen alanda yapılagelmiştir.

            Cumartesi günü cirit yerine at yarışları ; Öğleden sonra da çeşitli koşu türü sportif yarışmalar, sanatçıların verdiği konserler yer almaktadır.

            Pazar günü ise güreş müsabakaları yapılmaktadır. Cumartesi ve Pazar günü yapılan etkinlikler Kargı Çayırı’nda yapılmaktadır.

            Ayrıca Kasım ayının ilk haftası düzenlenen panayır, ekonomik ve sosyal açıdan ilçe için büyük önem taşımaktadır. Panayır dönemine kadar, ilçe ve köylerinde hasadı yapılan başta pirinç, bamya, tulum peyniri gibi İlçemize özgü ürünler tanıtılmakta ve pazarlanması yapılmaktadır.
KÖY SEYİRLİK OYUNLARI

1-Deve Oyunu

Günümüzde Anadolu’nun diğer yörelerinde olduğu gibi Çorum’da da Köy Seyirlik oyunları yok olmuştur. Çorum’da en çok rastlanan köy seyirlik oyunu “Deve Oyunu”dur. Devenin boynuna bağlı olan ipi tutan “deveci “ oyunu yönlendirir. İki “Papaz”. bir “Muhtar” ve “köçekten” oluşan oyuncular (güya) köyde düğün olduğunu duymuş ve gelmişlerdir. Amaçları köylüyü ev ev dolaşıp düğüne davet etmek ve köylüyü eğlendirmektir. Köçek hariç bütün oyuncular karalara boyanmıştır ve sakalları vardır. “Deveci başı “ bir eşeğin üzerindedir ve deveyi bir iple tutmaktadır. Köçek deveci başının kızıdır. Ve aslında papazların görevi kızı seyircilerin tacizlerinden ve kaçırma girişimlerinden korumaktır. Ama papazlarda fırsat bulduklarında kızı kaçırmaya çalışmakta ve birbirleriyle kavga etmekte ellerindeki sopaları birbirlerine ve kızı kaçırmaya çalışan seyircilere vurmaktadır. Bu arada köçek oynayarak köylüyü eğlendirmektedir... “Muhtar” bunlara yardımcı olmaya çalışmakta kılavuzluk etmektedir. Deve böylece bütün köyde dolaştırılır. Köyün belli yerlerinde deve” çökertilir” orada köçek oynar. Daha sonra tekrar dolaşmaya devam edilir. Köy çeşmesine gelindiğinde deveye su içirilir. Bu arada köy halkı da devenin ardında köyü dolaşmaktadır. Son olarak deve ve oyuncular önde, köylü arkada olduğu halde harman yerine çıkılır ve eğlencelere orada devam edilir.

2-Sandalye Güreşi

Çorum yöresine ait diğer bir köy seyirlik oyunda ”Sandalye Güreşidir” Bu köy seyirlik oyununa diğer yörelerde ve kaynaklarda rastlanılamamıştır. Köyün güreşçisi bir sandalye olan hasmıyla sanki bir güreşçiymiş ve çok güçlü bir rakipmiş gibi güreş sanatının bütün ustalıklarını göstererek güreşmekte ve onun sırtını yere getirmeye çalışmaktadır. Bu sırada davul ve zurnada “ göç” havasıyla güreşçileri coşturmaktadır. Sonuçta büyük uğraşlardan ve zorluklardan sonra azılı rakip sandalyenin sırtı yere getirilmekte ve güreşçi birinci ilan edilmektedir.

Yukarıda anlattığımız iki köy seyirlik oyunu ” deve” ve ”Sandalye güreşi” hemen hemen otuz yıldır oynanmamaktadır. Ve kaybolmak üzeredir.

3-Diğer Seyirlik Oyunlar

Hacı Baba, Kış YarIsı, Topal Kız, Elekçi, Yayık, Kalaycı, Arap, Kartal, Tosbağa, Ayı, Hasan Baba, Davarın Yüzü, Kalburcu, Tilki, Keloğlan,Soku,Eminem,Çiftçi gibi.
 

HALK OYUNLARI ( DANSLARI )

A-EĞLENCE AMAÇLI HALK OYUNLARI

Çorum halk oyunlarının temel iki enstrümanı davul ve zurnadır.

Oyunlar genellikle halay ve türkülüdür. Oyunların bir kısmı sözlü, bir kısmı sözsüz, tabiat özlü (çekirge) ve aşk konulu (dillala, iğdeli gelin) oyunlar içerir. Oyunlar genellikle disiplinli, bağlı ve dizi halinde oynanır. Serbest oynanan oyunlar da vardır. (dillala)

1-Çorum Halayı

6 erkek oyuncu tarafından davul, zurna eşliğinde oynanır. Oyun 3 bölümdür:



-Ağırlama Türküsü:

Name de name yazdırdım

Sokuya aman aman

Her gelen geçen okuya aman aman

Eğilin de sunalar eğilin aman aman

Doğrulun da efeler doğrulun aman

Baştaki oyuncunun yerine gelmesi ile müzik değişir, ikinci kısım olan ikileme denilen bölüme geçilir.

Türküsü:

Karşıda kürt evleri hele yandım

Yayılır develeri Elmasım hey

Oturmuş inek sağar hele yandım

Terliyor sinesi Elmasım hey

Diley diley o da mı yalan

Ben seni sevdim bu da mı yalan

Karşıda kavun yerler hele yandım

Otursak bizde yesek ne derler Elmasım

Şu şunu sevmiş derler Elmasım hey

Nakarat

Oyunun son bölümü olan yellendirme kısmına geçilir. Müzik değişir. Bu bölümde daha hızlı çalmaya başlar. Oyunun hareketleri daha kıvraktır.

Türküsü :

Sandık üstünde sandık

Tez sevdik tez usandık

Yanıldık meyil verdik

Seni bir adam sandık

2-İğdeli Gelin

Kız ve erkeklerin beraber oynadığı bir halk oyunudur. Bir erkek bir kız olacak şekilde el ele tutuşan gençler bir halka oluşturur.

Türküsü:

Kız pınar başında yatmış uyumuş yar

Ela gözlerini uyku bürümüş

Evvel küçücüktü şimdi büyümüş yar

Derdimin dermanı iğdeli gelin

İğdesin aldırmış sevdalı gelin

Türkü bitince davul zurna başlar.Davul zurna susar, halka daraltılarak başka bir kıta söylenir :

Kız pınar başında testi doldurur yar

Testinin kulpuna şahin kondurur

Kız senin bakışın beni öldürür yar

Derdimin dermanı iğdeli gelin

İğdesin aldırmış sevdalı gelin

3-Dillala

Dillala oyunu 6 kız 6 erkekle oynanmakta ancak, aktif olarak oynayanlar 6 erkek ve bir kızdır. Diğer kızlar figüran olarak arka planda ve hareketsiz durmaktadırlar.




4-Çekirge

Yakın geçmişe kadar halkın geçim kaynağını genellikle tarım teşkil ederdi. Ancak, çiftçinin en büyük korkusu ürün olgunlaşınca ortaya çıkan çekirge sürüsüdür. Halk tüfek atıp, teneke çalarak, gürültü çıkarıp bu afeti uzaklaştırmaya çalışır. Çorum halkı bu canlıdan o kadar bezmiştir ki bu oyunu oluşturup türküsünü yazmıştır.

Oyun, davul zurna eşliğinde 6 kız, 6 erkekle oynanır. Bir kız bir erkek olmak üzere, eller omuzlar üzerinde bir halka meydana getirilir. Oyunun figürleri çekirgenin hareketlerine uygun şekilde düzenlenmiştir.

Türküsü:

Çekirgeyi hayladılar yazıya.

Ot kalmadı koyun ile kuzuya

Eğri butlu sivri butlu çekirge

Malımın ortağı mısın çekirge?

Canımın ortağı mısın çekirge?

Davul-zurna çalıp tekrar susunca oyuncular tarafından diğer bir kıta söylenmeye başlar:

Çekirgenin ayağında lalini (nalını)

Bende sandım kaymakamın gelini

Eğri butlu sivri butlu çekirge

Malımın ortağı mısın çekirge?

Canımın ortağı mısın çekirge?

Çorum’da Oynanan Diğer Halk Oyunları :

Benli, Miço, Bediriş, Sarıkız

B-DİNSEL OYUNLAR

Semah



Anadolu Alevilerinin ibadet biçimi olan cemlerde yürütülen on iki hizmetten biri olan semah , yörelere göre uygulamalarda küçük farklılıklar olmakla birlikte icrası sırasında uyulması gereken kurallar ortaklık gösterir.

Semahlar çoğunlukla kadın erkek birlikte , birbirlerine tutunmadan , dokunmadan daire şeklinde dizilerek ya da karşılıklı durarak yapılmaktadır. Semahlarda yapılan el hareketleri ve bazı duruş biçimleri sembolik anlamlar ifade etmektedir. Cemlerde oniki hizmetten biri olarak müzik eşliğinde , estetik değer taşıyan vücut hareketleri şeklinde icra edilmektedir.

Ancak semahlar cemlerde on iki hizmet ile bir bütünlük içerisinde icra edildiklerinde gerçek anlamalarını bulurlar.

 
Duyurular
 
Gölbaşı Çorumlular Birliği Oluşum Gurubu birlik, beraberlik ve dayanışma toplantılarında HER AYIN 19 unda saat 19.00 da Karşıyaka Mahallesi YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ`nde biraraya gelecek
 
10 MAYIS 2009 PAZAR GÜNÜ "HIDRELLEZ" KUTLAMASI YAPILACAKTIR. TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR.
 
 
 
Site İçi Arama
 
 
 
Anket
 
Derneğimiz en çok hangi alanda çalışsın istersiniz?
Eğitim
Sağlık
İşsizlik
Kültürel Faaliyetler
Diğer
 
Bağlantılar
 
 
 
Ziyaretçi Defteri
 
Deftere Yazılanları Oku
Ziyaretçi Defterine Yaz
 
 
Site İstatistikleri
 
Toplam Ziyaretçi : 6805
Bugünkü Ziyaretçi : 14
Toplam Sayfa İzleme : 6805
 

 
2010 ©Ankara Gölbaşı Çorumlular Birliği - Tüm hakları saklıdır.
Tel:   Faks:   E-Posta:19@corumlularbirligi.com